Kayıtlar

Şubat, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye Ekonomisi ve Medya Sahipliği

Resim
---Bu yazı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde sunulmuş olan "Türk Medya Sektöründe Sermaye İlişkileri" başlıklı çalışmanın sonuç kısmından Türkçe'ye kısaltılarak çevrilmiştir.---

Türkiye’deki mevcut medya sektörünün sahiplik yapısının arka planında işleyen sistemi anlayabilmek için öncelikle Türkiye’nin ekonomik yapısının anlaşılması gerekmektedir. Bu yapının şifreleri ise Türkiye’nin büyüme odaklı ekonomisinin nasıl ve hangi aktörler tarafından yönlendirildiğinde gizlidir. Ekonomik büyümenin sektörel kompozisyonu ve yatırımcılar arasında bizim çalışmamızda da gösterilmeye çalışıldığı üzere bir takım bağlantılar vardır ve bu bağlantılar ekonomik ve siyasi aktörleri medya gibi kritik bir alanda çıkar masasına oturtmaktadır. Bu çıkar masasının işlevi öyle hayatidir ki, son 10 yıllık iktidar döneminin siyasal başarısının arkasındaki kumanda masası olduğuna dair yapılacak yorum abartı olmayacaktır.
            Türkiye’deki siyasal sistemin devamlılığı ile ekonomik büyüm…

Bir “Bozkırkurdu” olarak Walter Benjamin ve Auranın İşlevi

Bu çalışmanın amacı Alman düşünür Walter Benjamin’in Das Passagen-Werk [Türkçe: Pasajlar, çev.: Ahmet Cemal, Yapı Kredi Yayınları, 2008] adlı yapıtında bulunan “Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı” denemesinin, yine aynı düşünürün tarih felsefesi içerisinden geliştirdiği özgürleşim kavramıyla ilişkisini ele almak ve yazarın “aura” olarak adlandırdığı sanat yapıtına içkin özel atmosferin yitiminin hangi bağlamda özgürleşim olanağı ile ilişki kurduğunu ortaya koymaktır. Benjamin’in “geleneğe tutunmak suretiyle tahakküm araçlarından kurtulmak” yöntemi ile sanat yapıtının aurasının yitiminin sonuçları arasındaki bağı açığa çıkarmak olarak teferruatlandırılacak olan yaklaşımın yanı sıra, Benjamin’in birbiriyle zıt konumda olan düşünceleri hangi saiklerle savunduğu da ortaya konulacak ve ünlü düşünürü neden bir “Bozkırkurdu” olarak tanımladığımız açıklanacaktır.
            Walter Benjamin’in tarih felsefesi, onun ortodoks akademi dünyasındaki formasyonu özümseye…

On the Way of Adorno's Criticism of Popular Culture

Resim
"The culture industry no longer has anything in common with freedom. It proclaims: You shall conform, without instruction as to what; conform to that which exists anyway, and to that which everyone thinks anyway as a reflex of its power and omnipresence. The power of the culture industry's ideology is such that conformity has replaced consciousness. The order that springs from it is never confronted with what it claims to be or with the real interests of human beings.” 
Theodor Adorno

One may argue that it is almost impossible to envisage oppositional, alternative and critical ways of thinking and acting. This has a meaning which is counterpart with what Adorno had tried to reveal. Well, all these arguments are still valid today? This question has to be answered by who has some criticism about the today's world order which merely looks like a "quelle horreur" grotesk picture, rather than a heaven on earth.
If one that seek to reply Adorno's statement, first it …